Yaşamı restart etmek üzerine bir hikaye

Birşeyi farkettim, son zamanlarda yazdığım bir çok şey bloglar ve blog yazma üzerine. Hiçte planladığım birşey değildi. Ne yapalım, kendi gündemimizi yavaştan değiştirelim o zaman. Gündemi nasıl değiştireceğiz, bizim gündemimizde futbol, magazin ve siyaset yok.. O zaman size kısa bir hikaye anlatayım: Belki size de gelmiştir bir zamanlar, geçenlerde emalime gelen birşey, eğer okuduysanız alıntı kısmı geçip devam edebilirsiniz. Hikayemiz şöyle;

Kartal, kuş türleri içinde en uzun yaşayanıdır, 70 yıl kadar yaşayan kartallar olabilir. Fakat bu yaşa ulaşmak için, 40 yaşındayken çok ciddi ve zor bir karar vermek zorundadır. Kartalın yaşı 40′a vardığında pençeleri sertleşir, esnekliğini yitirir ve bu nedenle de beslenmesini sağladığı avlarını kavrayıp tutamaz duruma gelir. Gagası uzar ve göğsüne doğru kıvrılır. Kanatları yaşlanır ve ağırlaşır. Tüyleri kartlaşır ve kalınlaşır.

Artık kartalın uçması iyice zorlaşmıştır.

Dolayısıyla kartal burada iki seçimden birini yapmak zorundadır.

Ya ölümü seçecektir ya da yeniden doğuşun acılı ve zorlu sürecine katlanacaktır. Bu yeniden doğuş süreci beş ay kadar sürecektir. Bu yönde karar verirse kartal bir dağın tepesine uçar ve orada bir kaya duvarda, artık uçmasına gerek olmayan bir yerde, yuvasında kalır. Bu yeri bulduktan sonra kartal gagasını sert bir şekilde kayaya vurmaya başlar. En sonunda kartalın gagası yerinden sökülür ve düşer. Kartal bir süre yeni gagasının çıkmasını bekler. Gagası çıktıktan sonra bu yeni gaga ile pençelerini yerinden söker çıkarır. Yeni pençeleri çıkınca kartal bu kez eski kartlaşmış tüylerini yolmaya başlar. 5 ay sonra kartal, kendisine 20 yıl veya daha uzun süreli bir yaşam bağışlayan meşhur yeniden doğuş uçuşunu yapmaya hazır duruma gelir.

Oldukça hoş bir hikaye, insana güç veriyor ve yaşama bağlılığını artırıyor. Aslında böyle birşey yok, yani kartallar da tıpkı diğer hayvanlar ve kuşlar gibi kendi doğal süreçleri içerisinde yaşamlarını sürdürüp ölüp gidiyorlar. Kartallar hakkında detaylı bilgiyi tr.wikipedia‘da bulmanız mümkün. Fakat burada önemli olan bu hikayenin anlatmak istediğini, vermek istediğini alabilmekte..

Bu arada fotoğraftaki bir atmaca. Geçen sene gittimiz Fırtına Vadisinde çekildi, henüz bir kartal fotoğrafım olmadığından bunu kullanmak uygun olur diye düşündüm.

(19/09/2009) Ek: Neyseki bir iki tane kartal fotoğrafı çekmeyi başardım;

Eğer bu yazımı beğendiyseniz, RSS kullanarak tüm yeni yazılarımdan kolaylıkla haberdar olabilirsiniz. Gmail hesabınız varsa burası ve tüm beğendiğiniz siteler için Google Reader sistemini kullanabilirsiniz.

Henüz yorum yok

  1. fatih günaydın diyor ki:

    Mükemmel bir yazı , ancak abartıda bile eksikler var :) En uzun yaşayan kuş karga diye biliyorum ben.

    Ama bazı durumlarda yazının doğruluğuna değil , anlatmak istediğine bakmak daha mantıklı olabiliyor.Bu yazı da onlardan birisi.Teşekkürler paylaştığın için…





Son Fotoğraflarım

20091121251BK
20091121104BK
20060910117BK
20070910247BK
20100613105BK
20091121005BSK
20100423150BSK
20100708022BSK
20091121242BK
20091121005BK
20090926055BK
20071111048BK