Belgesel Fotoğraf ve Micro Four Thirds sistemler

Amatör bir fotoğrafçının kullandığı ekipmanı seçerken göz önünde bulundurması gereken kriterler çok fazla. Zamanla hangi tip fotoğraflar çekeceğine karar verip, belli bir yöne doğru ilerlerken ekipman seçiminde de bu tip fotoğraflara uygun olan ekipmana ağırlık vermesi kaçınılmaz. Örneğin makro fotoğraf çekimiyle uğraşan ve bu yönde kendini geliştirmek isteyenler için sanıldığının aksine DSLR iyi bir tercih değildir.

Özellikle belgesel çekimlerinde boyutları ufak olan fotoğraf makinelerinin kullanılması fotoğrafçıya birçok avantaj kazandırıyor. Sanırım bunların başında, fotoğrafçının koca koca çantalarla dolaşmayıp, omuz ve sırt ağrısı çekmemesi geliyor. Bunun yanı sıra fotoğraf çekerken etraftaki meraklı gözlerden kaçınmak ve dikkat çekmemek te büyük bir avantaj. Özellikle SLR veya DSLR gibi büyük makinelerle çekim yaparken dikkat çekmemek olası değil. Hem etraftan gelen sorularla muhatap olmamak hem de modeli korkutmadan fotoğraf çekebilmek, bulunduğumuz ortamda hissedilmeden dolaşabilmek için ufak makineler kullanmanın avantajlı olduğu su götürmez bir gerçek. Ayrıca fotoğraf makinesini gittiği her yere götürebilmek te cabası.

Fakat hangi ekipman tercih edilmeli?

Kendi adıma cevap vermek istiyorum. Uzun süredir fotoğraf çekiyorum ve belgesel tarzda fotoğraf çekimlerini de Nikon D300, Sigma 10-20mm veya Nikon 10.5mm Fisheye kombinasyonuyla yapıyorum. Anlayacağınız iflah olmaz bir genişaçı hastasıyım. Birkaç kere küçük boyutlu makinaya geçme süreci içersine girdim. Kompakt yapıdaki makinaları tek tek araştırdım ve en geniş 24mm den başlayan açılarının beni tatmin etmeyeceğine karar vererek her seferinde bundan vazgeçtim. Belgesel çekimlerinde kullanmak üzere filmli bir rangefinder alıp kullanmak fikri ise cazip gibi görünse de dijitalin sunduğu avantajları bırakmak benim için oldukça zor.

Tabi ki, full frame Leica M9 ve yanına 18mm, 21mm, 24mm ve 50mm objektiflerimizi alarak, manual netleme bile olsa tüm sorunlarımızdan hemen kurtulabiliriz, kim istemez? Ama o paraya harika bir ikinci el 4×4 SUV almayı tercih edenler çoğunlukta olacaktır sanırım.

Hem tüm manual müdahalelere izin veren, hem küçük boyutlu ve hem de ultra genişaçı sunacak bir makinaya ihtiyaç duymaktaydım. Fotoğraf kalitesi konusunda çok titizlenmiyorum çünkü ticari olarak kullanılmayacak, belgesel anlamdaki fotoğraflarda buna ihtiyacımız olmadığı kanaatindeyim. Zaten günümüz teknolojisi fotoğraf kalitesi konusunda yeterince iyi durumda.

Tüm bunlar aklımdayken ve ekipman seçimi çözümsüzlük halindeyken, daha önce ilgisiz kaldığım ve burun kıvırdığım MFT (Micro Four Thirds) isimli bir standart ile son bir haftadır ilgilenmeye başladım.

MFT yani Micro Four Thirds sistem

Kısaca açıklayacak olursak Micro Four Thirds, DSLR makinaların kırpılmış halidir, kırpılan ise ayna sistemi, optik vizör ve algılayıcıdır. Dolayısıyla makina boyutları küçülür ve ağırlığı azalır. Ortaya ince, yüksek kaliteli, değiştirilebilir lensli fotoğraf makineleri çıkar. Genel anlamda Four Thirds sistemlerde çarpan faktörü 2x dir, dolayısıyla da Micro Four Thirds sistemlerde de çarpan faktörü 2x olarak kullanılır. Bu arada, “Micro Four Thirds ne kadar tercih ediliyor?” sorusuna elimizdeki tek rakamla cevap verebiliyoruz. Geçen sene Japonya’ da değişebilen objektifli fotoğraf makinaları piyasasında Micro Four Thirds sistemler %12 ye varan bir kullanım oranına sahipmiş. Micro Four Thirds sistemlerden başka Sony de NEX sistemlerini piyasaya sürerek, bu ihtiyaçtan beslenmeye çalışmışsa da, standard olmaması ve fotoğraf makinalarının görünüşü yüzünden ben ilgilenmiyorum.

Micro Four Thirds standardı Olympus ve Panasonic tarafından geliştirip, yaklaşık 2 sene önce tüm dünyaya duyuruldu. Bu yüzden Micro Four Thirds standardına sahip fotoğraf makineleri ve objektiflerin de Olympus ve Panasonic’ e ait olması kaçınılmaz. Genel olarak baktığımızda bazı avantajlarının yanı sıra dezavantajları da var. Eğer ne istediğinizi tam olarak biliyorsanız bu avantaj ve dezavantajlara göre ekipman değiştirmek ya da ek ekipman edinmek konusunda kararınız çabuk olacaktır.

Micro Four Thirds standardının DSLR Fotoğraf makinelerine göre avantajlarına değinirsek;

Daha küçük ve hafif ekipmanınız oluyor. Sahip olduğu daha küçük algılayıcı sayesinde daha küçük ve hafif objektif kullanımına izin veriyor. Ayna olmadığından ayna sesi ve aynadan kaynaklanan titreşim yok. LCD ekran ya da elektronik vizör yardımıyla tüm ayarlamaları (örneğin beyaz ayarı gibi) canlı olarak ön izleme yapabiliyorsunuz. 2x çarpan faktörü sebebiyle kullanılacak tele objektiflerden daha fazla verim alabiliyorsunuz.

Dezavantajları ise; Algılayıcı boyutu küçük olduğundan fotoğraf kalitesi DSLR makinelere göre daha düşük. Kontrat tespiti şeklinde yapılan netleme DSLR makinelere göre daha yavaş. DSLR makinelerde objektif değişimi sırasında algılayıcı ayna tarafından korunuyor. Fakat MFT de ayna olmadığından objektif değiştirirken çok daha dikkatli olmak gerekiyor. Büyük algılayıcılar kullanan DSLR makineler aynı odak uzaklığı ve diyaframa rağmen MFT sistemlere göre daha sığ alan derinliği oluşturabiliyor. Ekipman ve ve objektif çeşitliliği, bulunabilirliği DSLR de çok daha fazla.

Avantajları bir kenara bırakıp dezavantajlarına baktığımda beni rahatsız eden sadece fotoğraf kalitesi konusuydu. Kompakt makinelere göre oldukça yüksek fakat DSLR makinelere göre ise düşük olan fotoğraf kalitesini okuduğum testlere ve incelediğin fotoğraflara göre yeterli buldum.

DSLR ile karşılaştırma açısından yukarıda bazı Micro Four Thirds standardına sahip makinaların eldeki fotoğraflarını görebilirsiniz. Şu anda piyasada sekiz adet Micro Four Thirds fotoğraf makinesi bulunuyor. Bunları çıkış tarihlerine göre sıralarsak;

  • Panasonic Lumix DMC-G1 (Ekim 2008)
  • Panasonic Lumix DMC-GH1 (Nisan 2009)
  • Olympus PEN E-P1 (Temmuz 2009)
  • Panasonic Lumix DMC-GF1 (Eylül 2009)
  • Olympus PEN E-P2 (Kasım 2009)
  • Olympus PEN E-PL1 (Şubat 2010)
  • Panasonic Lumix DMC-G10 (Mart 2010)
  • Panasonic Lumix DMC-G2 (Mart 2010)

Tüm bu modelleri incelediğimizde kullanım kolaylığı, boyutları, teknolojisi, tasarımı ve fotoğraf kalitesi anlamında elimizde (kişisel tercih) 3 adet model kalıyor. Bunlar Panasonic GF1 (14-45mm kit lens ile birlikte $800 civarı), Olympus E-P2 (14-42mm ile birlikte $1100 civarı) ve yeni çıkan Olympus E-PL1 (14-42mm ile birlikte $600 civarı). Bunlardan birini, Oly E-PL1 yi görme ve kullanma şansım oldu, gövdenin plastik yapısı bende kötü bir his bıraktığından hemen sildim (fotoğraf çekerken de keyif almak gerekli) ama fiyat ve performans olarak değerlendirilmesi gereken bir ürün olduğunu aklımızdan çıkartmıyoruz. Geriye kalan modellerden birini seçmek ise zor oldu. Önceliklerinize ve beklentilerinize göre hareket ederseniz sonuçta tercihiniz doğru olacaktır, ben öyle yaptım.

Olympus PEN E-P2 nin artıları;
Jpeg görüntü kalitesi çok daha iyi.
Gövdede titreşim önleyici sistem mevcut.
Harici eletronik vizör daha iyi.
Yüksek ISO başarımı daha iyi

Panasonic Lumix DMC-GF1 ‘in artıları;
Auto Focus hızı daha iyi (23 netlik noktası).
HD Video kabiliyeti daha iyi (AVCHD kayıt).
Gövde üzerinde dahili flaş var.
LCD çözünürlüğü (460.000 piksel) daha iyi.

Tam karşılaştırmayı Matt Grayson ephotozine’de yapmış. Sonuç olarak kazanan Olympus PEN E-P2 olmuş. Benim tercihim ise Panasonic Lumix DMC-GF1 den yana oldu. Önceliklerim doğrultusunda, özellikle HD Video kayıt yaparken AVCHD formatını kullanarak sıkıştırma yapabilmesi, hızlı otomatik netleme ve gövde üzerindeki dahili flaş tercihimde rol oynadı. Jpeg kalitesi çok önemli değildi, sonuçta devamlı RAW formatlı çekim yapıyorum ve bu formatta her iki modelde yaklaşık aynı başarımı sergiliyor.

Tabiki iş gövdeyi almakla bitmiyor, objektif seçimi de elde edeceğiniz fotoğrafların başarımında en önemli etken. Bu gövdeler için üretilmiş tam olarak 12 adet Objektif bulunuyor. Hem Panasonic, hem de Olympus Micro Four Thirds standardına uygun objektif üretimi yapıyor. Bütçenize ve ihtiyacınıza göre tercih yapabilirsiniz fakat yeterince geniş bir lens skalası henüz yok. SLR veya DSLR gövdeler için üretilmiş objektifleri de uygun adaptörlerle manual fokus olarak kullanmak mümkün.

Bu standartı tercih etme sebeblerimden biri oldukça tatminkar bir geniş açı sunan Panasonic LUMIX G VARIO 7-14mm f4 objektifidir (35mm ye denk odak uzaklığı 14-28mm, tam bana göre..). “Bu bana yetmez, 180° isterim” diyenler için Panasonic Lumix G Fisheye 8mm f3.5 var. Ya da “bu kadar genişaçı fazla” diyenler için de yine yeterince geniş olan Olympus M. Zuiko Digital ED 9-18mm f:4-5.6 var. Ayrıca noktor.com diye birşey de var, buna da bakmalısınız.

Okuduğum ve faydalandığım bazı yazılar;

Eğer bu yazımı beğendiyseniz ve diğer yazılarımdan haberdar olmak isterseniz RSS ya da Twitter ile takip edebilir veya Facebook Sayfamı beğenebilirsiniz. İletişime geçmek için Facebook'dan mesaj gönderebilirsiniz.

40 Yorum Var

  1. OĞUZ KÖMEÇOĞLU | 26 Temmuz 2016, 11:32

    Merhaba Hakkı Bey ,
    Az önce FullFrame ve Crop olayı yazınızı okudum.Çok açıklayıcı Teşekkürler.Ben lumix dmc gf3 ile takılı 25mm f:1/8 subblimme lens kullanıyorum.Lens çok güzel bilhassa portre ve bokeh tarzı yakın olaylarda.fakat fotolarda netlik yok gibi kaliteli gelmiyor bana çekilen fotoğraflar.b+v uv filtre de kullanmam rağmen.derinlik çok iyi ama bilemedim.ve son olarak Full Frame cihazlar malum çok pahalı yıne PANASONIC aynasız üzerinden gitsem daha geniş sensörlü full frame e yakın hangi cihazı tavsiye edersiniz.Teşekkürler

    • Keskinlikle ilgili sıkıntı yaşamamanız lazım, başka bir objektifle denediniz mi belki objektifte sorun vardır. Ben hem ilk çıkan GF1 hem de sonrasında GX7 kullanmıştım ve böyle bir sorun yaşamadım. Panasonic için daha büyük sensörlü gövde yok. En son çıkan ve oldukça iyi olan GX8 modelini tercih edebilirsiniz.

  2. erkan yıldırım | 06 Kasım 2014, 13:51

    Panasonic gf5 aldım, merak ettiğim bulabileceğim tüm micro four thirds lensleri bu makina üstünde kullanma imkanım var mı, ve ya normal canon veya nikon standart lensleri kullanabileceğim aparatları nereden sağlayabilirim. cevabınız için şimdiden teşekkür ederim.

    • Evet tüm micro four thirds objektifleri bu gövde ile kullanabilirsiniz. İlgili adaptörü takarak diğer markaların objektiflerini de manual olarak kullanabilirsiniz. ben bu tip ekipmanları ebay.com üzerinden alıyorum. Sirkeci, Hayyam pasajında da bulabilirsiniz sanırım.

  3. MESUT dursun | 26 Nisan 2013, 01:02

    Çok detaylı ve aradığım bir yazı olmuş gerçekten teşekkürler. Bu vesile ile takip ettiğim bloglar arasına sizi de ekledim.

  4. vallahı sizi tebrik ediyorum insanlara tek tek cevap vermişsiniz ya helal olsun.blogumda link vereceym burayı bilmiyenlerinde işine yarar diye düşünüyorum.Bir resim sevdası aldı başını gidiyor.Bende seviyorum resim cekmeyi ama ne anlarım ne de foturaf makınem oldu Bilmıyorumki cekmeyi :) makınem de olsun. iyi günler.

  5. Merhaba. Yazınızı yayımladığınız tarihte Olmpus OM-D EM-5 gibi bir makine olsaydı sanırım DLSR a göre tek eksik yan olarak gördüğünüz görüntü kalitesinin daha kötü olmasından bahsetmezdiniz diye düşünüyorum. EOS 550D ve Sony A57 tecrübelerimden sonra O-MD harika bir gövde. Biraz pahalı gibi gözüksede parasını sonuna kadar hakediyor.

  6. Selamlar Hakkı Bey;
    Yazınızı çok beğenerek okuduğumu belitrmek isterim. Biliyorsunuz yakın bir zamanda Canon G1X duyuruldu ve raflardaki yerini aldı, şu anda 1800 TL den başlayan fiyatlarla bir şekilde ürüne ulaşmak mümkün oluyor. Bu makineyi incelediyseniz görüşeriniz ne doğrultuda oldu acaba paylaşırmısınız. (Ben Hali hazırda 24 mm geniş açıyla yetinen bir fotoğraf meraklısıyım. Daha geniş açı şu an için çok sorun oluşturmuyor diyebilirim.)

  7. meraba hocam sizden bir konuda yardım
    istiorum lumix gf1 makinasını kullanıyorum ve artık yeterli gelmiyor yeni bir makinada alamıyorum ekipman konusunda sıkıntı yaşıorum wizör,lens gibi…önerdiğiniz bi site veya istanbulda ulaşacağım bir yer warmı bulamadım hiç biryerde:((

    • Ben de yurtdışından almıştım, Türkiye de pek objektifleri bulma şansımız olmuyor. Aradığınız ürünleri bana yazabilir misiniz?

  8. hocam bir sorum olacaktı kentsel donusum projeleri hakkında önerebileceğiniz projeler varmıdır. Bu projelerde mimariden cok insanların yaşam şeklimi örnek alınmalıdır. yardım ederseniz çok sevinirim

    • Malesef benim ilgi ve bilgi sahibi olduğum bir konu değil, sizi yanlış yönlendirmek istemem.

  9. Murat Demirhan | 03 Şubat 2012, 07:13

    Merhanba Hakki bey Size Amerika dan yaziyorum. Fotograf cekmeyi ogrenmek istiyorum. Sayfanizi da internet de arastirirken kesfettim. Bana cok faydali olacagina innaniyorum. Burda bir cok makina var. Ama ben DSLR hazir olmadigimi dusunuyorum. Kullanimi kolay bir makina ariyorum. Dusundugum iki makina var nikon 1 V1 ve sony nex- 7 bu makinalar hakkinda dusuncelerinizi yazarsaniz sevinirim. Saygilarimla

    • Bahsettiğiniz ürünlerde aslında DSLR kadar karmaşık sayılır, Fakat kendilerine göre bazı avantajları var. Bu tip küçük, aynasız ve objektifi değişebilir makinalar konusunda halen M4/3 ürünlerinin tercih dilmesi gerektiğini düşünüyorum. Fakat yeni çıkacak Fujifilm X-Pro1 in tüm piyasayı alt üst edeceği ve zirveye oturacağı kesin gibi.

  10. Micro Four Thirds sistem makinelerin g12 ye göre imaj kalitesi olarak üstünlük sağladıklarını söyleyebilir miyiz?

    • Kesinlikle üstün olduğunu söyleyebilirim, bunun sebebi de kullandıkları büyük sensörler.

  11. Hangi makineyi alayım diye düşünürken, Japon bir fotoğrafçının yazısına rastladım. Şunu diyordu; “en iyi fotoğraf makinesi yanınızda olandır.artık ticari amaçla fotoğraf çekmeyeceğim zamanlar yanımda GF1 olacak”. Gittim GF1 aldım. 20mm 1,7 lensi ile cebime koyuyorum, çıkıyorum. Bir de 14-45 mm lens ladım. O da öbür cebimde. Üçü ile birlikte Likya yolunda 100 km yol yaptım, hiç sorun olmadı.

  12. Hakkı bey merhaba;
    Zamanımızın bir türlü çözülmez problemi ve yeni çıkan markalarla dahada karışan kafalarımız,birşeyler yapmak adına doyuramadıgımız görüntü oburlugumuz sonucu hangi makina olmalı sorusunun cevapları=)
    Tamda bu soru ile boğuşurken rastladım makalenize;gayet bilgilendirici ve detaylı olmus,teşşekür ederiz…
    Belgesel fotograf çekimleri için nikon,canon vb. makinalar kullandım hepsinden de memnumuyudm? kısmen,fakat son günlerde iş yogunlugu ve de işimin daha çok sokaklarda olması nedeni ile sokak fotograflarına yönelmekistedim ve ilk çarptıgım direk!hangi makina olmalı?
    Dslr olmaz çünkü hafif olmalı hızlı olmalı ve ben iş çantası ile dolaşırken de cebimde fazla bir ağrılık yaratmadan bulunmalı,hızlı olmalı ve keskinliği görüntü kalitesi tatmin etmeli,fiyatı yüksek olmamalı gibi kıstaslar sıralanıp gitmekte.
    compact yada pen makina kullanmadıgım için bu sorun içinde dolaşıp durmaktayım;g12 yada pen!(ki bende bir geniş açı hastası olarak bunun bu makinalar ile karşılanmayacagı kanaatindeyim).
    Bu uzuuuun uzadıya giden,aslında herkez ile aynı olan problemde yardımcı olabilirseniz sevinirim…

    • Engin Bey aslında 28mm ile yetinebilmiş olsaydım daha fazla düşünmeden Canon G serisi bir makina edinirdim ama ben genelde çok daha geniş açılarda çalışıyorum. Canon g serisi üzerine takılan bazı aparatlarla size genişaçı imkanı da sunuyor ama hem sensör boyutunun küçük olması hem de bu aparatların yeterince kaliteli olmaması nedeniyle görüntü kalitesi oldukça düşüyor. Eğer 23mm sizin işinizi görecekse, 12Megapiksellik APS-C CMOS sensörlü, Fujifilm FinePix X100 çıkacak onu bekleyebilirsiniz. Benim gibi fotoğraflarınızın bir çoğu 18mm den daha da genişaçılıysa o zaman pek yapacak birşey yok m4/3 (Olympus Pen ya da Panasonic GF1) makinalara geçiş yapmak durumundasınız.

  13. Merhaba hakkı bey, Micro Four Thirds sistem hakkında araştırma yapıyordum makalenizi gördüm bilgilendirici oldu teşekkür ederim.
    Amatör olarak fotoğraf çekmek istiyorum, daha önce bir kaç ay Fujifilm FinePix F200EXR kullandım fotoğraf kalitesi diğer makinalara göre çok iyiydi, Micro Four Thirds makinaları görünce kaliteli bir makina almak ve fotoğraf çekmek isteği doğdu, uzun süre kullanacağım ve kaliteli fotoğraflar çekebileceğim bir makine arıyorum,başlangıç olarak bunlarla başlamam doğru olurmu.
    Panasonic Lumix DMC GF1 ve Olympus PEN E-PL1 bu iki makina arasında kaldım , Sony Alpha NEX-5 de tercihlerim arasındaydı fakar diğerleri daha ağır basıyor. Video çekimleri fazla önemli değil. Konu hakkında fikir verebilirseniz memnun olurum.

  14. Hakkı bey,aktardığınız bilgileri elimden geldiğince takip etmeye çalışıyorum.G12 için geniş açı ve adaptörün model numaralarını yazarsanız sevinirim.Teşekkürler.

    • Nihat Bey arama yaptığımda şu şekilde bir ürüne rastladım ama bu tip ürünler yeterince profesyonel bir kalite sunmaktan uzaklar. Yine de çok pahalı olmadıklarından dolayı alınıp denenebilir: http://goo.gl/lqmRA

  15. G12 yi yaklaşık bir aydan beri kullanıyorum,G11 üzerine inşa edilmiş manuel kontrolleri arttırılmış aynı sensör ve digic4 işlemciyi kullanmasına rağmen renkler ve yogunluğu daha güzel(G11 de pek farklı değil)Manuel ayarlarla daha fazla ilgilenecekseniz G12 yoksa ondada manuel ayar olmasına rağmen daha kısıtlı alanda erişebilirsiniz,aralarında 100 Eur gibi bir fark var avrupada.Aynı akşesuarları kullanırlar.Ben ayrıca geniş açı ve tele adaptorlerinide kullanıyorum.Tele gereksiz ama geniş açıyı öneririm 20 mm karşılık geliyor optik adaptor takıldığında…
    Arka planı fululaştırmak için Sony Nex-5 te olduğu gibi bir imkan yok uzun optik(Yani tele) ve geniş diyafram ve onu konbine edevek opturatör sürati kullanarak siz bunu sağlayacaksınız.
    Bu arada Sony’nin bu kamerasıda oldukça iyi önerebilierim…

  16. tşk ederim cevabınız için , G12 tercilerim arasında önde geliyordu ama kararsızdım . Siz bu makinayı kullanmış biri olarak öneriyorsanız fazla düşünmeme gerek yok . son bir sorum olacak ; portre çekiminde arka planı flulaştırma da ne kadar etkili olabilirim bu makinada sizce . iyi günler .

  17. slm , sokak – manzara – portre – çocuk fotoğraflarını d-slr kalitesine yakın bir kalitede çekebileceğim bir makina önerebilirmsiniz . G12 – LX5 – P7000 işimi görürmü ? yoksa NEX-5 GF-1 tarzı makinalaramı yönelmeliyim . 500D – D5000 gibi giriş d-slr de olabilir ama taşıması kolay olsun ve heryere götürebileyim diye de pek istemiyorum . loş ışıkta ve portre çekimlerinde g12-lx5 nasıldır sizce .

    • Sanırım sizin için en iyi tercih Canon G12 olacaktır. GF1 tarzı m4/3 makinalar her ne kadar ufak ve taşıması kolay olsa da, yan ekipmanları ile çantasız çıkmanız zor.

  18. Hakkı bey, uzun zamandır belgesel fotoğrafçılığına meraklıydım. Mesleğim gereği sadece maç, siyasi liderlerin takibi haber amaçlı fotoğraflar ile ilgileniyordum. Doğal olarak iş yerinin bize sunduğu daha doğru bizim iş yerine sunarak aldırdığımız makineleri kullanıyorduk.
    Fuji s550 modeli ile başladığım dijital serüveni sırasıyla nikon d2h, canon 450 d, 400 d, 40 d, sonunda 5d ile devam etti.
    İçlerinde bakacak olursak, fuji ve nikondan yeteri verimi alamadığımı düşünüyorum. Fujiler bundan 8-9 yıl öncesine kadar popülerdi.
    Sonra d2h aldık, sadece hızı haricinde hiç bir verim alamadım.
    400 ve 450 d ve 40 d ile istediğimiz sonuçları aldık özellikle maçlarda. Fakat 5d ile daha çok sonuç aldık. Harika oldu.
    Bu biraz da alışkanlık boyutuna ulaştığı için sanırım bizim gibilerin bahsi geçen türde makinelere geçmesi biraz zor olur gibime geliyor.
    Şuanda benimkullandığım ekipman 5d+ 450 D yedek makine, Canon fisheye, 70-200 usm L ve 300 mm L seri. Ekipmanı taşıması özellikle büyük sorunlar yaşatıyor. ve bu ekipmanlar belli bir süre sonra meslek hastalığına da sebep oluyor.
    İkinci görüşüm ve soruma gelecek olursak;
    Doğa yürüyüşleri trekking, hiking veya tırmanışlarda şuanda tavsiye ettiğiniz bir makine var mı ? Örneğin ip üzerinde kaya inişi yaparken fotoğraf çekeceksem, hem küçük hem başarılı bir fotoğraf makinesi. Tecrübelerinize güvenerek soruyorum zira siz de sürekli gezilerle uğraşıyorsunuz.

    • Suat Bey gerçekten de M4/3 makinalar sizin iş için pek uygun sayılmaz. Sanırım sizin iş için DSLR olarak Canon 7D en uygun ürün. Asıl sorunuza gelince cevabım tereddütsüz Canon G serisi olacaktır.

  19. samsung da nx100 ile bu pazara girdi. ama asıl bomba bu seneki photokina’da tanıtılan fuji finepix x100. sabit prime lensi ile dijital bir rangefinder. muadili leica x1’nin 3000 lira civarında olduğunuda düşünürsek. 2011 de fuji piyasayı alt üst edecek.
    http://www.fujifilm.com/news/n100920.html
    filmli dönemin belgeselcileri genelde rangefinder kullanıyorlardı. o dönemin stili yansıtan body ile de çok canlar yakacağı kesin.

    • Aslan, Fuji Finepix x100 ilk duyurulduğunda haberim oldu ve hemen baktım. Makinayı görünce aşık olmamak mümkün değil, ama tabii kullanırken neler hissettiriyor ona da bakmak gerek. Benim özellikle merak ettiğim konu yeni geliştirilen Hybrid Viewfinder..

  20. Ben de Lx3 var. Bu GF1 tam istediğim gibiymiş :( hem ufak, hem de dslr gibi birşey istemişimdir. Aslında Lx3 ün önüne de lens gibi bir şey takılıyor. Bunun lensleri olmaz mı acaba?
    http://www.kayhanovic.com/2009/07/leica-d-lux-4/

  21. Manuel focuslu en ucuz ve en iyi makinayı arıyorum, özellikle makro çekimler için yüksek pixelli olmasını istiyorum. Yardımcı olursanız sevinirim.

    • Seyfi Bey artik makinalarin ve objektiflerin hepsi (özel birkaç tanesi haric) AF olarak üretiliyor. Ama siz alacağınız objektifi manual olarak kullanabilirsiniz

  22. Belgesel Fotoğraf ve Micro Four Thirds sistemler | Hakkı Ceylan http://ff.im/-p7LOR

  23. ah çizilen ekran değil, lens!
    bir de viewfinder şart, uzun süre pil şarj etme imkanı olmayınca ekranı kullanmamak için..

    • Aslına bakarsan pili o kadar küçük ki, yedek pil taşımak ancak bir CF kart taşımak kadar zahmetli. Ama vizörden bakmaya alışanlar için viewfinder olmazsa olmazlardan.

  24. ah, g10’umun ekranını çizdiğimi farketmiş ve bir four thirds alsam keşke derken çıktı bu
    ben g10 alırken daha piyasada bulunmuyorlardı, haberim vardı ve benim için ideal olacağını düşünüyordum ama bekleyemedim
    benim için ideal olma durumu:
    çoğunlukla gezi ve zor doğa koşullarında -anı amaçlı- fotoğraf çeken, makineyi sırtında kilometrelerce taşımak durumunda olan, veya gezilerinde makinenin hırsızlığa teşvik edecek veya modeli gazeteye falan çıkacağını düşünerek ürkütecek kadar gösterişli olmamasını isteyen, zamanında slr kullanmış ve fotoğraf üzerinde hakimiyeti olmasını isteyen ama önceliği “makineyi oraya ulaştırabilmek” olan, sonuçta çoğu kez soğukta ayarla falan uğraşamayan kişi
    g10’u bu yönde seçme sebebi: makine küçük, hafiflik bir yana, boynuma asıp su geçirmez ceketimin harita cebine sokabiliyorum. karda, tipide bile arada çıkarıp fotoğrafı çekip geri tıkma imkanım oluyor. çantadan makine çıkarmak için mola verme seçeneğim yürürken olmuyor.
    bir de kontrollerin çoğu gövdenin üzerinde iri halka ve tuşlarda. özellikle iso ve exposure compensation tam manuel çekmeyeceğim zaman önemli müdaheleleri yapmamı sağlıyor. bunların eldivenle bile kullanılabilir olması önemli.
    bu doğrultuda four thirdslerin benim için yapıldıklarını düşünüyordum neredeyse, ama makineleri küçültmek için bazı kontrolleri küçük tuşlara bağlamaları rangefinderların ilk kitleleri sokak fotoğrafçılarına havale ettiriyor kendilerimi. ben de olympusu inceledim(panasonıc daha iyi mi görünüyor ne? elde incelemek lazım), şu kontroller hoşuma gitmedi. iyice görüntü kalitesi yüksek, lensi değişebilir “kompakt” makine yapmışlar, halbuki ben belgesel makinesi istiyorum: çok hızlı müdaheleye imkan tanıyan ve karanlıkta, soğukta el yordamıyla kullanılması kolay olmak üzere olabildiğince fazla kontrolü menülerin dışına alınmış bişi
    neyse uzun yorum oldu
    macro konusunda da sırf bu iş için büyükçe bir makine alan arkadaş konunun üzerine makinenin gölgesi düşüyor diye deliriyordu..

    • Canon G serisi aslında bu iş için biçilmiş kaftan ve tanıdığım birkaç belgeselci arkadaşım da ikinci makina olarak kullanıyor, fakat 28mm bana yeterince genişaçı imkanı sunmadığından bir türlü ısınamadım..

Lütfen, soru sormadan önce üstteki yazının tamamını ve cevapları okuyun, soracağınız soruların cevapları büyük ihtimalle verilmiştir. Ek olarak lütfen ilgili konuya yorum yapın, örneğin geziyle ilgili bir yazıya yorum yapıp fotoğraf makinesiyle ilgili bir soru sorarsanız yorumunuz silinecektir.