<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Sanal Gerçeklik Makinesi yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.hakkiceylan.com/sanal-gerceklik-makinesi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.hakkiceylan.com/sanal-gerceklik-makinesi/</link>
	<description>Yapmamayı öğrenene kadar</description>
	<pubDate>Fri, 04 Jul 2008 23:37:22 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.5.1</generator>
		<item>
		<title>muradu tarafından</title>
		<link>http://www.hakkiceylan.com/sanal-gerceklik-makinesi/#comment-7835</link>
		<dc:creator>muradu</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 May 2008 18:51:27 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkiceylan.com/sanal-gerceklik-makinesi/#comment-7835</guid>
		<description>Ehh biraz olsun tasavvuftan haberi olmayan, herşeyi madde aleminde zanneder. Öğretmesi bize düşmez, ancak her ilme olduğu gibi tasavvufa da saygı gösterilmeli. Cahillerin yaptığı gibi bilmediği şeylere "safsata" demenin anlamı yok. Bilmiyorsan, bilmiyorum dersin...

Sadece zamanı gelince öğrenirsin deriz, başka da bişey söylemeye lüzum yoktur.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ehh biraz olsun tasavvuftan haberi olmayan, herşeyi madde aleminde zanneder. Öğretmesi bize düşmez, ancak her ilme olduğu gibi tasavvufa da saygı gösterilmeli. Cahillerin yaptığı gibi bilmediği şeylere &#8220;safsata&#8221; demenin anlamı yok. Bilmiyorsan, bilmiyorum dersin&#8230;</p>
<p>Sadece zamanı gelince öğrenirsin deriz, başka da bişey söylemeye lüzum yoktur.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>HC tarafından</title>
		<link>http://www.hakkiceylan.com/sanal-gerceklik-makinesi/#comment-7829</link>
		<dc:creator>HC</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 May 2008 13:35:44 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkiceylan.com/sanal-gerceklik-makinesi/#comment-7829</guid>
		<description>Hayal aleminde yaşamak daha keyifli.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Hayal aleminde yaşamak daha keyifli.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Kant tarafından</title>
		<link>http://www.hakkiceylan.com/sanal-gerceklik-makinesi/#comment-7827</link>
		<dc:creator>Kant</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 May 2008 12:07:39 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkiceylan.com/sanal-gerceklik-makinesi/#comment-7827</guid>
		<description>Yaşam bir uyku falan değildir, safsataların manası yok. Ölüm ise ruhun bedenden çıkması değil metabolizmanın durmasıdır. Boşuna kafanızı soyut şeyler bulabilmek için yormayın gerçekler bunlar.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşam bir uyku falan değildir, safsataların manası yok. Ölüm ise ruhun bedenden çıkması değil metabolizmanın durmasıdır. Boşuna kafanızı soyut şeyler bulabilmek için yormayın gerçekler bunlar.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>muradu tarafından</title>
		<link>http://www.hakkiceylan.com/sanal-gerceklik-makinesi/#comment-7748</link>
		<dc:creator>muradu</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 May 2008 18:05:11 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkiceylan.com/sanal-gerceklik-makinesi/#comment-7748</guid>
		<description>Hakkı hocam, ayrıca bilim dünyası tarafında tanınmış bir üne sahip olan Prof. Dr. Yusuf Çengel'in Elmas teorisi diye güzel bir yazısı var. Okamanızı tavsiye ederim. 

http://www.muradu.com/?p=411</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Hakkı hocam, ayrıca bilim dünyası tarafında tanınmış bir üne sahip olan Prof. Dr. Yusuf Çengel&#8217;in Elmas teorisi diye güzel bir yazısı var. Okamanızı tavsiye ederim. </p>
<p><a href="http://www.muradu.com/?p=411" rel="nofollow">http://www.muradu.com/?p=411</a></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>HC tarafından</title>
		<link>http://www.hakkiceylan.com/sanal-gerceklik-makinesi/#comment-7648</link>
		<dc:creator>HC</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 May 2008 11:48:11 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkiceylan.com/sanal-gerceklik-makinesi/#comment-7648</guid>
		<description>Ağzına sağlık, güzel yazmışsın, özellikle tasavvuf konusunda kesinlikle haklısın. Ek olarak tasavvufun, temelde islam sembollerle konuşu ve kavramları bu şekilde anlatır. Ufak bir ipucu olarak ölmekten kasıt bedenin nefes alıp vermesinin sona ermesi değil, bedeni yöneten nefsin ya da nefs-i emmarenin dünyaya olan isteklerinden ve arzularından ölmesidir ki bu "ölmeden önce ölünüz" olarak telaffuz edilir. Dolayısıyla uyanmak ölmeden önce olmazsa zaten bir işe yaramaz.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ağzına sağlık, güzel yazmışsın, özellikle tasavvuf konusunda kesinlikle haklısın. Ek olarak tasavvufun, temelde islam sembollerle konuşu ve kavramları bu şekilde anlatır. Ufak bir ipucu olarak ölmekten kasıt bedenin nefes alıp vermesinin sona ermesi değil, bedeni yöneten nefsin ya da nefs-i emmarenin dünyaya olan isteklerinden ve arzularından ölmesidir ki bu &#8220;ölmeden önce ölünüz&#8221; olarak telaffuz edilir. Dolayısıyla uyanmak ölmeden önce olmazsa zaten bir işe yaramaz.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>muradu tarafından</title>
		<link>http://www.hakkiceylan.com/sanal-gerceklik-makinesi/#comment-7645</link>
		<dc:creator>muradu</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 May 2008 09:22:36 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkiceylan.com/sanal-gerceklik-makinesi/#comment-7645</guid>
		<description>Aslında bu olayı tasavvuf çok iyi açıklıyor. Hatta tasavvuf herşeyi çok iyi açıklıyor. Her ne kadar insanlar anlasa da anlamasa da. Gerçi tasavvufun, sadece okumakla öğrenilmeyeceğinin de taraftarıyım da, o başka konu...

Benim garibime giden bu makinenin -insanın- dışında olan biteni, bu nefs denilen insanın sınırsız arzularından uzaklaşmadıkça anlayamaması. Öyle bir sır ki, bilenler anlatamıyor, bilmeyenlerden ise meraklı olanları dışında bu nimeti tadan yok. Öyle bir sır ki öğrenilmesi bile insanın içinde sonsuz zevklere ulaşmaya yetebiliyor.

Etrafımızda olan her olayı, sadece beyin ve ruh'un yorumlamasına göre anlayabiliyoruz. Bunun dışına çıkıp, hakikati görmek, her yiğidin harcı değil tabi ki de. Mesela benim kırmızı diye gördüğüm şeyi bir başkası belki kendi beyninin yorumlaması sebebiyle yeşil olarak görüyor. Ancak çocukluğundan beridir kırmızı diye öğretildiği için o artık kırmızıdır. Gerçi benim görüdüğümde acaba kırmızı mıydı diye düşünmeden edemiyor insan. Bunun gerçek rengi ne? Yada renk diye bişey var mı? Kapkaranlık bir kafatasının içine sıkışmış ışıktan yoksun bir beynin, renkleri yorumlaması, biraz düşününce ne kadar çok garibime gidiyor. Bu anlattığım sadece küçük ve basit bir örnek. Bunu elbette insanoğlunun yaşamına, duygularına, hayat tarzına, dünyada gönderiliş sebebini anlayıp ona göre yaşamasına vs... diğer konulara da adapte edebiliriz.

Hani Peygamber efendimiz buyurmuşlar ya: İnsanoğlu uykudadır, ölünce uyanırlar. Hepimiz hala uykudayız. Kimimiz farkında kimimizin haberi bile yok. Bütün yaşamı şu 60-70 senelik fani ömür olarak algılamakta. Böyle düşünenlere yazıklar olsun.

Bütün insanoğluna sonsuz bir yaşam vadedilmiş. Sonsuz ne demek yahu! Akıl alacak değil. İmam-ı gazalinin şöyle bir tabiri vardır: Küçük bir serçe her seferinde güneşe uçsa ordan bir dane alıp tekrar dünyaya gelse, daneyi oraya bırakıp tekrar güneşe uçsa ve böyle böyle dünya ağzına kadar dolsa... işte bu sonsuzluğun yanında denizde damla bile değildir.

Hasıl-ı kelam ne zaman ki öleceğiz, ölüpte gerçek yaşamın ne olduğunu anlayacağız işte o zaman bu tatlı rüyadan uyanmış olacağız. Rüyamızdan uyandıktan sonra iki farklı muamele var: Birincisi, rüyasını rüya olarak bilip davrananlara, ikincisi rüyasında olduğu halde hiçbirşeyden haberi olmayıpta zevklerine uygun olarak yaşayanlara.

Hatta bugün takvim yaprağından okudum: "Mezardakilerin pişman olduğu şeyler için dünyakiler birbirini yiyor" diye söylemiş İmam-ı gazali. Gerçek yaşamın farkına varanlar ve yaşadıklarında dolayı pişmanlık duyanlar ve hala rüyada olanlar.

Tercih hala elimizde...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Aslında bu olayı tasavvuf çok iyi açıklıyor. Hatta tasavvuf herşeyi çok iyi açıklıyor. Her ne kadar insanlar anlasa da anlamasa da. Gerçi tasavvufun, sadece okumakla öğrenilmeyeceğinin de taraftarıyım da, o başka konu&#8230;</p>
<p>Benim garibime giden bu makinenin -insanın- dışında olan biteni, bu nefs denilen insanın sınırsız arzularından uzaklaşmadıkça anlayamaması. Öyle bir sır ki, bilenler anlatamıyor, bilmeyenlerden ise meraklı olanları dışında bu nimeti tadan yok. Öyle bir sır ki öğrenilmesi bile insanın içinde sonsuz zevklere ulaşmaya yetebiliyor.</p>
<p>Etrafımızda olan her olayı, sadece beyin ve ruh&#8217;un yorumlamasına göre anlayabiliyoruz. Bunun dışına çıkıp, hakikati görmek, her yiğidin harcı değil tabi ki de. Mesela benim kırmızı diye gördüğüm şeyi bir başkası belki kendi beyninin yorumlaması sebebiyle yeşil olarak görüyor. Ancak çocukluğundan beridir kırmızı diye öğretildiği için o artık kırmızıdır. Gerçi benim görüdüğümde acaba kırmızı mıydı diye düşünmeden edemiyor insan. Bunun gerçek rengi ne? Yada renk diye bişey var mı? Kapkaranlık bir kafatasının içine sıkışmış ışıktan yoksun bir beynin, renkleri yorumlaması, biraz düşününce ne kadar çok garibime gidiyor. Bu anlattığım sadece küçük ve basit bir örnek. Bunu elbette insanoğlunun yaşamına, duygularına, hayat tarzına, dünyada gönderiliş sebebini anlayıp ona göre yaşamasına vs&#8230; diğer konulara da adapte edebiliriz.</p>
<p>Hani Peygamber efendimiz buyurmuşlar ya: İnsanoğlu uykudadır, ölünce uyanırlar. Hepimiz hala uykudayız. Kimimiz farkında kimimizin haberi bile yok. Bütün yaşamı şu 60-70 senelik fani ömür olarak algılamakta. Böyle düşünenlere yazıklar olsun.</p>
<p>Bütün insanoğluna sonsuz bir yaşam vadedilmiş. Sonsuz ne demek yahu! Akıl alacak değil. İmam-ı gazalinin şöyle bir tabiri vardır: Küçük bir serçe her seferinde güneşe uçsa ordan bir dane alıp tekrar dünyaya gelse, daneyi oraya bırakıp tekrar güneşe uçsa ve böyle böyle dünya ağzına kadar dolsa&#8230; işte bu sonsuzluğun yanında denizde damla bile değildir.</p>
<p>Hasıl-ı kelam ne zaman ki öleceğiz, ölüpte gerçek yaşamın ne olduğunu anlayacağız işte o zaman bu tatlı rüyadan uyanmış olacağız. Rüyamızdan uyandıktan sonra iki farklı muamele var: Birincisi, rüyasını rüya olarak bilip davrananlara, ikincisi rüyasında olduğu halde hiçbirşeyden haberi olmayıpta zevklerine uygun olarak yaşayanlara.</p>
<p>Hatta bugün takvim yaprağından okudum: &#8220;Mezardakilerin pişman olduğu şeyler için dünyakiler birbirini yiyor&#8221; diye söylemiş İmam-ı gazali. Gerçek yaşamın farkına varanlar ve yaşadıklarında dolayı pişmanlık duyanlar ve hala rüyada olanlar.</p>
<p>Tercih hala elimizde&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>eren aydın tarafından</title>
		<link>http://www.hakkiceylan.com/sanal-gerceklik-makinesi/#comment-7305</link>
		<dc:creator>eren aydın</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Apr 2008 13:19:15 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkiceylan.com/sanal-gerceklik-makinesi/#comment-7305</guid>
		<description>insanlar uyuyorlar ve yaşadıkları dünya onlara güzel geliyor ise neden uyanmak istesinler? günümüzde gerçeğe ulaşmak isteyen insan sayısı kaçtır? gerçek her zaman güzel midir? gerçek her zaman doğru cevap olsada bir önemi yok değil mi? bu sorular aklıma geldi yazınızı okuyunca:D ayrıca bu ülkede gerçektende uyuyan insanlar var ne yazık ki :(

Yazı bana matrix i çağrıştırdı, ne dersin Hakkı abi senaristin biri yazını okumuş olmasın :)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>insanlar uyuyorlar ve yaşadıkları dünya onlara güzel geliyor ise neden uyanmak istesinler? günümüzde gerçeğe ulaşmak isteyen insan sayısı kaçtır? gerçek her zaman güzel midir? gerçek her zaman doğru cevap olsada bir önemi yok değil mi? bu sorular aklıma geldi yazınızı okuyunca:D ayrıca bu ülkede gerçektende uyuyan insanlar var ne yazık ki :(</p>
<p>Yazı bana matrix i çağrıştırdı, ne dersin Hakkı abi senaristin biri yazını okumuş olmasın :)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ufuk Polat tarafından</title>
		<link>http://www.hakkiceylan.com/sanal-gerceklik-makinesi/#comment-7253</link>
		<dc:creator>Ufuk Polat</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Mar 2008 14:17:48 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkiceylan.com/sanal-gerceklik-makinesi/#comment-7253</guid>
		<description>Benden başka bir felsefe &lt;em&gt; yazarı &lt;/em&gt;gördüğüme sevindim...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Benden başka bir felsefe <em> yazarı </em>gördüğüme sevindim&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
