İnsanların bir kısmı hayatlarının belli bir anında kendini bilme, anlama ihtiyacı hisseder. Bazılarında erken başlayan bu süreç(1) bazılarında hiç başlamaz. Hiç başlamayan bu insanlar diğerlerinin bu hissini anlamazlar ve anlamlandıramazlar. Bizim ana konumuz bünyemizde bir tür açlık gibi beliren ve o andan sonraki tüm hayatımızı etkileyen bir his. Kimisi buna “Hakikat arayışı” diyor, kimisi ise “Kendini Bilme”, bir diğeri ise “Bireysel Gelişim” (2) olarak isimlendiriyor. Eğer sizde de böyle bir his varsa ufak bir tavsiye; 

İsimlerin pek bir önemi kalmıyor, bu bilme açlığı veya dürtüsü bende tam yirmi yıl önce başladı. O günden itibaren hayatımı yönlendiren en büyük etken oldu. Birçok konuda birçok kitap ve makale okumuşumdur ama ana çizgim hep kendini bilmek üzerine olmuştur. Osho (Bhagwan Shree Rajneesh) ile biraz geç tanıştım, son zamanlarda Osho’ nun sözlerini içeren kitapları (3) okuyorum. Daha önceden okuduklarımın tamamında anlamlı ve doğru bulduklarımın bir sentezi, bir birleşimini buluyorum Osho’da. Eğer sizde de kendini bilme, tanıma isteği ya da başka bir deyişle evreni anlamlandırma isteği varsa Osho okuyun.

Osho oldukça cüretkar ve bu yönü en sevdiğim yönlerinden biri. Bir şey söyleyeceği zaman direkt söylüyor, sonra neden öyle olduğunu açıklıyor. Araya Zen ve Tasavvuf tan hikayeleri alıntı olarak serpiştiriyor. Ayrıca Tasavvuf’a ve Zen’e bakışımızın birebir örtüşüyor olması da O’nu sevmemde başlı başına yeterli. Doğu ile Batı’nın (4) mükemmel bir sentezini yapıyor ve en doğru sonuca ulaşıyor. Zamanının ve zamanımızın ötesindeki bir insanlık bilgisine, anlayışına sahip. İnsanlık şu an için onun anlattıklarını anlayabilecek ve uygulayabilecek bilinç düzeyinde değil. En azından benim tanıdığım, bildiğim kişiler. Her bilge insan için geçerli olduğu gibi Osho da belki otuz yıl, belki elli yıl sonra daha iyi anlaşılacak. Hayatını incelerseniz şaşırabilirsiniz.

Osho düşündüğünüz ya da hayal ettiğiniz gibi mistik bir guru değil. Hakkında yazılanların bir kısmı onu oldukça kötü bir şekilde betimleyebilir, önemli değil. Önemli olan tek şey O’nun söyledikleri. O yüzden söylediklerine bakın, konuşmalarını inceleyin. Osho’yu anlayabilmek için entellektüel anlamda az da olsa felsefe ve dinler hakkında bilgi sahibi olmanın yararlı olacağını düşünüyorum. Zaten yukarıda bahsettiğim gibi bir süreç içerisinde olan biri, bu bilgilere yüzeysel olsa bile sahiptir. Bu bilgiler olmazsa olmaz değiller ama işinizi kolaylaştıracaktır.

Hayat öylesine bir gizemdir ki onu kimse anlayamaz ve kim onu anladığını iddia ederse o sadece cahildir, o ne dediğini, ne saçmaladığını bilmiyordur. Eğer sen bilge isen anlayacağın ilk şey şudur: Hayat anlaşılamaz. (5)

Okudukça tüm kavramları aşk, sevgi, kıskançlık, kişilik, din, dindarlık vs. nasıl da kendimize göre anlamlandırdığımızı, çarpıttığımızı görüyorsunuz, gerçek anlamlarını yeniden keşfediyorsunuz.

Aslında senin sözde sevginin de sevgiyle hiçbir alakası yoktur. Bunlar senin ne anlama geldiklerini bilmeden kullandığın güzel sözcüklerdir. Sen sürekli olarak “sevgi” sözcüğünü kullanıp durursun. Onu o kadar çok kullanırsın ki, onu henüz yaşamamış olduğun gerçeğini unutursun. Onları kullanıp durursun, onları tekrar eder durursun ve yavaş yavaş bu tekrarların da kendisi sanki onları biliyormuşsun gibi hissettirir sana. Kıskançlık asla sevgide mevcut değildir. Ve kıskançlığın olduğu yerde sevgi yoktur. Kıskançlık sevginin bir parçası değildir, kıskançlık sahiplenmenin bir parçasıdır. Sahiplenme duygusunun sevgiyle hiçbir alakası yoktur. Sahip olmak istiyorsun. Sahip olarak kendini güçlü hissediyorsun. Birisi malını elinden almaya kalkışırsa, kıskanır ve öfkelenirsin. Seversen kıskançlık imkansızdır; o, söz konusu dahi olamaz.

Din hakkında da bir tane ekleyelim;

Asıl din tekdir. Din isimleri ise sadece biçimlerdir. Din bir miras gibi sana geçen bir şey değildir. O kendi içinde bulunacak bir şeydir. Kişisel bir büyümedir. Din gerçekle kişisel bir karşılaşmadır. O kişisel bir arayıştır, toplumun bir parçası değildir. Sen bir dinin içinde doğmazsın ancak din senin içinde doğar. Müslümanlara sorarsan benim müslüman olmadan, Kuran ve sufizm hakkında konuşmam yanlıştır. Fakat Kuran’ın Arapçayla işi yoktur. Onun işi yürekledir, sessizlikledir, lisanla değil.

En önemli konu olan ego hakkında söylediklerini okuyabileceğiniz bir yazı;
http://www.oshoturk.com/modules/news/article.php?storyid=22

Açıklamalar:

(1) Bu bir süreç halini alabilir ya da ne olduğunu anlamadan unutulabilir, yok olabilir. Eğer bir süreç halini alırsa hayatınız boyunca sizinle birlikte olacaktır.

(2) Kişisel gelişimle karıştırmayın, o apayrı bir konu. Kişisel gelişim kişilik ve ego ile ilgilenir, bireysel gelişimin ise kişilikle hiçbir ilgisi yoktur, o sadece bilinçle ilgilenir.

(3) Osho’nun kendisi hiç bir kitap yazmamış. Bulabileceğiniz tüm kitaplar O’nun konuşma kayıtlarının metin haline getirilmiş biçimi.

(4) Doğu ve Batı birer anlayış terimi olarak kullanılmıştır. Maddi ve Manevi değerlerin kültürler üzerindeki yansıması olarak düşünebilirsiniz.

(5) Buradaki alıntıların tümü www.oshoturk.com sitesinden yapılmıştır, kitaplarında da aynen bu şekilde geçmektedir.