Tasavvuf

Otobüs ya da minibüsteyken insanları izlemek, yüzlerine bakarak neler yaşadıklarını nasıl hayatları olduğunu düşünmek kendimi alamadığım bir davranış. Geçen gün minibüsteyim. Bir kadın minibüse biniyor. Ama yüzünde öyle bir ifade var ki; sanırsınız tüm insanlık kendisine tecavüz etmiş, şimdi de intihar etmeye gidiyor. Öyle bıkkın,…

Devamını Gör

İnsanların bir kısmı hayatlarının belli bir anında kendini bilme, anlama ihtiyacı hisseder. Bazılarında erken başlayan bu süreç(1) bazılarında hiç başlamaz. Hiç başlamayan bu insanlar diğerlerinin bu hissini anlamazlar ve anlamlandıramazlar. Bizim ana konumuz bünyemizde bir tür açlık gibi beliren ve o andan sonraki tüm hayatımızı…

Devamını Gör

Bu yazıyı 1996 yılında, kafamda bir sürü soru işaretleri dolaşırken, okuduklarım, araştırdıklarımın ve yaşadıklarımın bir özeti olarak yazmıştım. O zamanlar vardığım sonuç halen değişmedi. İnsanın kendini tanıması için ilk başta kendini gözlemesi gerekir. Bu başlangıç aşaması gibi görünse de aslında kendini tanıma işinin büyük bir…

Devamını Gör

Bu yazıyı sevgili Pilaki’nin bir mimi’ne yanıt olarak yazıyorum. İnsanoğlu hep farklı olmayı, diğerlerinden üstün olmayı arzular. Sebep, elbetteki hayvani içgüdülerde saklı. Yemek sağlamak ve üremek, yani; hayatta kalabilmek ve neslini devam ettirebilmek, bunun için de rekabet gerekir. Bu rekabette başarı sağlayabilmek için ise üstün…

Devamını Gör